Counter

ÇATALÇAM KÖYÜ DEFTERİMİZ

SİZDE YAZMAK İSTERMİSİNİZ?

Gönderen

Mesajlar

halil KIRKIL
Bulunduğunuz Yer : HAKKARİ
halil_01_@hotmail.com

11.04.2010    07:08


Burdan Türkiyenin uzak doğusundan tüm şanşalılara selam olsun. buranın imkanları dolayısı ile yeni yeni girebiliyoruz nete bundan sonra inşaallah bizde siteyi takip edebileceğiz yapanlardan allah razı olsun..

Ali GÜZELEL
Bulunduğunuz Yer : astana
ali.guzelel@hotmail.com

10.04.2010    17:24


HAYAT HESABI
Dinleyin bir ömür nasılmı geçti?
Düşlerim hayıra yorarak geçti
Kırk yılın içinden asırlar geçti
Düşlerim hayıra yorarak geçti

Ne yaparsan odur kendi çabanla
Pay edip azığı dağda çobanla
Bazan kazma kürek bazen sabanla
Toprağın karnını yararak geçti

Aklım eriyordu çocuktum daha
Hayat çöl göründü mutluluk vaha
Tevekkül ta ala deyip Allaha
Dertlerin üstüne vararak geçti

Sırtımı dönünce beni haklayan
İnsandır kendini iyi saklayan
Arada bir çelme ile yoklayan
Dost diye düşmanı sararak geçti

Erkek çe yaşadım hep aklım sıra
Yanarken gençliğim sanki bir çıra
Hakareti gördüm bini bir para
Gururdan tavizi vererek geçti

Hesap kitap oldu gecem gündüzüm
Bağ benim, yediğim bir salkım üzüm
Darılıp uykuya yanarken gözüm
Boş yere fikrimi yorarak geçti




Sığındım gurbete çocuktu yaşım
Olur olmaz yere ağrıdı başım
Nasıldır acaba eşim yoldaşım
Sıladan haberler sorarak geçti

Bilmedim suçumu günahım neydi
Benden gayrıları ağaydı beydi
Açtı da ağzını çeddimi saydı
Kötü söz küfürü duyarak geçti

Gelirmi beklerim senelik izin
Ne olur bu sene az erken yazın
Olmazmış efendi illede güzün
Bitmeyen günleri sayarak geçti

Üzerimde vardır sanki intizar
Benim bozkırlarım kime lalezar?
Bülbül şarkısını güllere yazar
Gül diye dikeni dererek geçti

Görmezden geldimde görerek geçti
Bir fırsat önüme sererek geçti
Bulmadım seveni severek geçti
Ah edip sineme vurarak geçti

Ali GÜZELEL Astana 10.04.10


suleyman turkan
Bulunduğunuz Yer :
S_TURKAN

08.04.2010    07:21


selamınalıkum amcaoglu onası soz unutulduk demısın sızlerı nasıl unuturuz ama dogru gurbetlık amcayı dayıyı halayı esı dostu unutturuyor unutturmasada ılgılenemıyoruz ama bızler .peygamber efendımız(SAV) ınhadısı serıfıne ıttıba etmeye calısıyoruz(INSAN SEVDIGIYLE BERABERDIR) dıyor bızler sızlerı cok sevıyoruz KIB HERKEZE SELEM BUTUN CATALCAM HALKINA SAYGILAR DUBAIDEN

Sadık KÖSEHAN
Bulunduğunuz Yer : Mersin
...

06.04.2010    21:30



NEYİN PEŞİNDEYİZ

Benzedik vucud-u insana
Eylendik hep dünya kervanında
Göz,gönül,dilimizde
Nefsi hep şeytanın peşinde

Gezeriz sebebi çok, diyar diyar
Sebeb-i hikmeti bilmeden hep arar
Bulduğuna bakmadan aradığı sanar
Sandığı iyi değil artniyet peşinde

Otur vicdanınla az muhakeme et
Divanda nefsini müşahede et
Yapmak istediğin kötü,karşılığını bir hesap et
Hesap kitap bilmez arsızlık peşinde

Arsızın soysuzun oyunuyla
Hayatı yaşayacak güya aklıyla
Allah'tan korkmaz bir kitapsızla
Gününü gün edip eğlence peşinde

Gece görmedin mi ayın yıldıza vefasını
Bırakır mı hiç gönül, sevdasını
Ziyan mı eder gönül sultanının hayatını
Kör müsün nesin bir bak ziyan peşinde

Dokunamaz bir kere sevdiği bedene
Korkar insan olan Allah'tan, kaçınır her sefere
Tek sen mi rızalı olacaksın, anan baban nerde
Ayıkmadın mı hiç bi bak fırsat peşinde


İnsan sonucuna katlanacaksa istediği herşeyi yapmakta özgürdür...Özgürlükse bu...

Sadık KÖSEHAN

Sadık KÖSEHAN
Bulunduğunuz Yer : Mersin
...

06.04.2010    21:25


Merhaba Mehmet kardeş.Şiirlerin kısa yazılmasını istemişsin, şiir bu kaleme ne fısıldarsan hemen kağıda iletiyor, arada hoş muhabbet olunca kalemle kağıtın münasebeti hiç biter mi.Ben Çevik Kuvvetteyim kardeş otogara varmadan esirgeme kavşağında,ne zaman istersen gelebilirsin.Ayrıca şiirlere zaman ayırdığın için çok teşekkür ederim Mehmet kardeş.

MEHMET
Bulunduğunuz Yer : MERSİN
MEMETTURKAN@HOTMAİL.COM

04.04.2010    14:26


SADIK ABİ ŞİİRLERİNİ BİRAZ KISA YAZARSAN SEVİNİRİN UZUN OLUNCA FAZLA OKUYAMIYORUM MERSİNDEKİ KEMAL EMMİNİN OĞLU SELAMLARRRRRRRR

mehmet
Bulunduğunuz Yer : mersin
memetturkan@hotmail.com

04.04.2010    14:19


Ben mersinde tek kaldım bir mesaj yazanımızda yok unutulduk bize burda tek olmadumu bir mesaj atarak unutturun burda tek kalmayalım hiç değillse mesajlarınızla bizi burda mutlu edin sizinde burda yanımızda bilelim yanliz bırakmayın boş mesaj göndersenize olur TÜM ÇATALÇAM HALKINA SELAMLAR SEVGİLER MESAJ BEKLİYORUM

Ahmet DEMİRER
Bulunduğunuz Yer : Hollanda
ahmetdemirer01@hotmail.com

31.03.2010    23:45


1 Nisanın tarihçesi;

15. yüzyılın sonlarında, Haçlı ordusu Endülüs Müslümanlarının son kalesini kuşatır. Uzun süren bir kuşatma olmasına rağmen, kış aylarının da etkisiyle,
kale korunabilmektedir. Durumun zorluğunu anlayan Haçlı ordusunun komutanı değişik taktikler düşünmektedir.

En sonunda 31 Mart gecesi Kalenin önüne giderek bir elinde Kur'an bir elinde İncil 'Şu iki kitap üzerine yemin ederim ki, teslim olursanız bu akşam size bir şey yapmayacağım' der. Gerekli görüşmelerden sonra canlarının kurtarılması karşılığında Müslümanlar kaleyi teslim ederler.

Ertesi sabah, yani 1 Nisan sabahı, Haçlı ordusu komutanı bütün Müslümanların öldürülmesi için emir verir. Bunun üzerine Müslümanlar 'Yemin etmiştiniz, bize söz vermiştiniz' dediklerinde Haçlı ordusu komutanı 'Benim sözüm size dün akşam içindi, bugün için size bir sözüm yoktur' diye cevap verir ve BÜTÜN MÜSLÜMANLAR ORADA ŞEHİT EDİLİR.

İşte o gün bugündür 1 Nisan hristiyanlar arasında 'Hile Günü' olarak kutlanmaktadır.

Maalesef halkımız arasında da yaygınlaşmış, yüzlerce, binlerce müslümanın katliam günü olan 1 Nisan'lar, bir şaka günü olarak kutlanmaktadır.

Ahmet DEMİRER
Bulunduğunuz Yer : Hollanda
ahmetdemirer01@hotmail.com

31.03.2010    23:37


BU UNUTULUR MU?
(Unuttuk Maalesef…)
********
Birinci Dünya Savaşı'nda İngilizlere, 150 bin askerimiz esir düştü. Bu askerlerden bir kısmı da Mısır'ın İskenderiye şehri yakınlarında bulunan Seydibeşir Usare Kampı'na Hapsedildi.
********
Kampın tam adı, 'Seydibeşir Kuveysna Osmani Useray-I Harbiye Kampı' idi. Bu kampta, 1918'de Filistin Cephesinde esir düşen 16. Tümen'in 48. Alayı'na bağlı Osmanlı Askerleri Tutuluyordu.
********
12 Haziran 1920'ye kadar iki yıl boyunca her türlü işkence, eziyet, ağır hakaretler ve aşağılamaya maruz kaldılar.
********
İnsanlık dışı muamelenin nedeni ise Ermeniler idi…
********
Kamptaki, Türkçe bilen Ermeni tercümanların yalan yanlış çevirileri ve kışkırtmaları nedeniyle, kampların İngiliz komutanları, azılı Türk düşmanı haline gelmişlerdi.
********
Savaş bitmişti. Ancak, kamptaki ağır koşullar nedeniyle ölenler dışındaki askerleri Teslim etmek, İngilizlerin işine gelmiyordu.
Çünkü, olası yeni bir savaşta, Bu askerlerin yeniden karşılarına çıkabilecekleri, Ermeniler tarafından, İngilizlerin beyinlerine işlenmişti.
********
Çözüm toplu katliamdı… Askerlerimiz, mikrop kırma bahanesiyle, süngü zoruyla dezenfekte havuzlarına sokuldu. Ancak; suya normalin çok üzerinde 'krizol' maddesi katılmıştı.. Mehmetçik, suya daha ayağını soktuğunda, aşırı krizol maddesi nedeniyle haşlanıyordu. Ancak, İngiliz askerleri, dipçik darbeleri ile askerlerimizin havuzdan çıkmalarına izin vermiyorlardı. Mehmetçikler, bellerine kadar gelen suya başlarını sokmak istemediler. Ancak, bu kez İngilizler havaya (başlarının üzerine) ateş etmeye başladı. Askerlerimiz, ölmemek için, çömelerek başlarını suya soktular. Ancak, başını sudan kaldıran artık göremiyordu. Çünkü gözleri yanmıştı…
********
Dışarı çıkanların halini gören sıradaki askerlerimizin direnişleri de fayda etmedi ve 15 000 (15 bin) askerimiz kör oldu. Bu vahşet, 25 Mayıs 1921 tarihinde TBMM.' de görüşüldü. Milletvekilleri Faik ve Şeref Beyler bir önerge vererek, Mısır'da esirlerin Krizol banyosuna sokularak, 15 bin vatan evladının gözlerinin kör edildiğini, Bunun faili olan İngiliz doktor, Garnizon Komutanı ve Askerlerin cezalandırılması için, TBMM' nin teşebbüse geçmesini istediler.
********
Ancak, Yeni kurulan devletin bin türlü derdi vardı. Ağır sorunlarla uğraşan TBMM' de Bu hesap sorma işi Unutuldu gitti. Ama onlar unutmuyorlar… Kendi ihanetlerini bile soykırım ambalajına sarıp, dünya kamuoyuna sunuyorlar. En üzücü olanı da malum birilerinin, Bu karalama kampanyalarına çanak tutması…
ERMELİLER SOYKIRIM YAPILDI DİYE DÜNYAYI AYAĞA KALDIRIYOR. BİZİM, TARİHİMİZDEN HABERİMİZ YOK.!!!



   Sayfa : [1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13] [14] [15] [16] [17] [18] [19] [20] [21] [22] [23] [24] [25] [26] [27] [28] [29] [30] [31] [32] [33] [34] [35] [36] [37] [38] [39] [40] [41] [42] [43] [44] [45] [46] [47] [48] [49] [50] [51] [52] [53] [54] [55] [56] [57] [58] [59] [60] [61] [62] [63] [64] [65] [66] [67] [68] [69] [70] [71] [72] [73] [74] [75] [76] [77] [78] [79] [80] [81] [82] [83] [84] [85] [86] [87] [88] [89] [90] [91] [92] [93] [94] [95] [96] [97] [98] [99] [100] [101] [102] [103] [104] [105] [106] [107] [108] [109] [110] [111] [112] [113] [114] [115] [116] [117] [118] [119] [120] [121] [122] [123] [124] [125] [126] [127] [128] [129] [130] [131] [132] [133] [134] [135] [136] [137] [138] [139] [140] [141] [142] [143] [144] [145] [146] [147] [148] [149] [150] [151] [152] [153] [154] [155] [156] [157] [158] [159] [160] [161] [162] [163]


Ana Sayfa Defter
İletişim